Kaç kişi olmuş?

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Fırında Kaşarlı Tavuk Sote



Toprak tavalarım orada boş boş duruyorlardı... Aklıma bu fikir geldi, iyi ki de gelmiş. Çok lezizdi. Eşim de çok beğendi. Davette ana yemek olarak sunulabilir. Yapımı da zor değil sadece toprak tava ve kaşara ihtiyacımız var ekstra olarak. Hepsi bu :D

Malzeme Listesi:
Tavuk göğsü
Domates
Biber
Soğan
Kırmızı toz biber
Kekik
Karabiber
Tuz
Zeytinyağı
Kaşar peyniri
(Mantar da güzel olurdu aslında)


Kaşarı rendeledim....



 
Tavukları önce biraz haşladım,bulanık suyu gitsin diye...



Baharatları da ekledim... Siz de kendi zevkinize göre farklı baharatlar ekleyebilirsiniz...

Bir tepsinin içine toprak tavaları yerleştirdim, bol kaşarla üzerlerini kapattım.... Biraz da karabiber...

 Ve fırın çıkışı... :D


Şimdi de iftar sofrasına. Afiye olsun!

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Bu da ev yapımı iskenderim...


6 Mayıs 2012 Pazar

Memleketten Gelen %100 Organiklerim



Anneciğimin kendi elceğizleriyle yetiştirdiği ve suni gübreyle bırakın tanışmayı, karşılaşmaları bile söz konusu olmayan yeşillikleri gururla teşhir ederim :D

İç bakla ve dereotu..
 Bezelye
 Soğan cücüğü itina ile doğranır...
 İki yumurtayla kavuşmaları sağlanır ve işte bana göre pek çok yemekle değişmeyecek kadar harika olan pratik yemek :)
Dayımın bahçesinden de birazcık erik...

29 Nisan 2012 Pazar

Nisan Giderken Mayıs Gelirken...

Mis gibi bir güne uyanmak benim için en büyük keyiflerden biri olmuştur...
Erken kalkmak da yılların bana verdiği en güzel alışkanlık diyelim...
Hafta içi kahvaltı yapma alışkanlığım yok çalıştığım dönemlerde, ama  hafta sonu olunca hafta içinin acısını çıkartırım elimden geldiğince...
Yemek yapmak da yemek de ayrı bir zevktir hayatımda...Bu aileden gelen bir şey diye düşünüyorum aslında...

GÜNÜN EN ANLAMLI SÖZÜ
 Walter  Benjamin'in sözü bir yaşam felsefesi gibi bağırsa da yüzüme henüz güneşle birlikte uyanmayı başarabilmiş değilim. "Erkenden uyanıp güneşin doğuşunu elbiselerini giymiş halde karşılayan insanlar, gün boyunca başlarının üzerinde bir hale taşırlar."

BU SABAH UZUN ZAMANDIR YAPMADIĞIM AÇMA KOKUSUYLA DOLDURDUM EVİ VE EV AHALİSİNİ O KOKUYLA UYANDIRDIM: GÜNAYDIN



Artık kızartmayı da öyle yağ dolu derin tavalarda yapmak yok.... Bir tepsiye yağlı kağıt, malzemeler onun üzerine,  malzemelerin üzerine de birazcık yağ ve tuz... Hepsi bu işte :)


Efendim güzel bir pazara başladık biz... Umarım siz de keyifle merhaba dersiniz size bahşedilen her yeni güne...
Sevgiler...

15 Nisan 2012 Pazar

GAZETEDE TANIŞTIK : Sayın Bayan Lou Salome

Önce fotoğrafıyla başlamak istiyorum ... Çünkü çok hoş bir kadın...
Dün  Habertürk'te bir köşe yazısı sayesinde ilgimi çekti bu bayan... Kimlerin kimlerin arkadaşı (sevgili diye de geçiyor ama ben o ifadeyi kullanamk istemedim) olmamış ki kendisi... Bir de sözü edilen bir fotoğraf var bulunca sizinle de paylaşmak istedim, hemen ekliyorum...
Bu fotoğraftakiler de kim mi: Lou von Salomé, Paul Rée ve Friedrich Nietzsche...
Efendim Nietzsche'yi tanımyan yoktur aramızda... Bu kadın o adamcağıza neler yapmış neler..
Ve nihayet Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabını da yazmasına vesile olmuştur diyebiliriz...
Ekşi sözlük kendisi için söyle der: "bu kırbaçlı teyzemiz, entelektüel birikimi için nietzsche, freud ve rilke ile beraber olmuş, hepsinin bilgilerini muhtemelen birbirine çarpıp, aynı kaba koyup eritmiş, sonra da hepsini süründürerek hayatlarından çıkıp gitmiş bir modeldir, düşman başına diyor saygılarımızı iletiyoruz..."
Özetle anlatmam gerekirse
Nietzsche ile güzel bir dostluk halinde gelişen ilişkileri daha sonra Nietzsche'nin ona deli divane aşık olmasıyla devam eder...
Ama Salomé onu reddeder ve bizim zat-ı muhterem bu duruma çok bozulur ve dellenir.. Bu dellenme üzerine de bildiğiniz gibi şahane bir fikir adamı olur( çoğularına göre). Ve sonra da adamcağız ne der Zerdüşt'ünde "Kadınlara mı gidiyorsun? Kırbacını unutma!"  İçerlemiyorum hiç bu lafa .. Çok acı çekmiş, çok üzülmüş işte.. O ruh haliyle söylenen söz yaralamaz, acıtır beni... O zaman son söz şudur bu yazı üzerine söyleyeceğim:
Lou von Salomé kim midir? Nietzche'yi ağlatan kadın!!


3 Nisan 2012 Salı

PİTA EKMEĞİNE TAVUK DÖNER


ABD'de ufak pide şeklinde ekmekler için kullanılır. Ortadoğu asıllı yerel marketlerde ve lokantalarda bulunan bir ekmek türü. Türkiye'de bazı dönercilerde sandviç döner için kullanılan ekmeğe benzer.
Boşnakça'da börek anlamına gelmektedir.Bosna Hersek'te ünlü olmakla beraber çok fazla tüketilen yiyecektir.Boşnak evlerinde gelenek olarak perşembe günleri pita yapılır.  ( Vikipedi )

Bugün A101'den Pita ekmeği aldım...
Tavuk döner de oradan :)


Arkasından da hazır patatesi az yağla ve tuzla harmanlayıp fırına...



  İç malzemeler domates, soğan ve biber.. Acı sosu da unutmayın aman ve acı turşuyu da :D

VE PİTALI TAVUK DÖNERİM HAZIR ŞİMDİ SIRA Desperate Housewives İZLEME ZAMANI...

SEVGİLER

6 Ocak 2012 Cuma

Sorgulamak çirkinleştirir kimi zaman... Gerek yoksa boş ver..


Her zaman anlamaya çalışma.... Oluruna bırak yaşamı..Dalından düşmüş bir yaprak, misal! Uçar, uçar da düştüğü yer kaderi olur. Düşmek istediği yerse hayal. Gülümse bazen en olmadık olaya... Ya da burnunu çeke çeke ağla Şanghay'da düzenlenen  Dünya Yüzme Şampiyonası'nda birinci olan  Elizabeth Beisel'in sevincine... Kimdi, kimlerdendi deme. O kadınla ağla işte...
Sorgulamak çirkinleştirir kimi zaman... Gerek yoksa boş ver :)

(Okulumuzun bahçesinde yakaladığım görüntü)



bazen daha fazladır her şey
bir eşikten atlar insan
yüzüne bakmak istemez yaşamın
o kadar azalmıştır ki anlam

o zaman git hemen git radyoyu aç bir şarkı tut
ya da bir kitap oku mutlaka iyi geliyor
ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar
zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor

ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün
ayrılıktan kaçılmıyor
hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
ömür imtihanla geçiyor

ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
unutmam acı tatlı ne varsa hazinemdir
acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir

bir şiirden, bir sözden
bir melodiden, bir filmden
geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor
(SEZEN AKSU-GİDEMEM)

26 Aralık 2011 Pazartesi

MANTI MAKARNA ve YENi YILA DAiR

Veee muhteşem mantı makarnayla yine karşınızdayım dostlarım... Bu meşakkatli tarifi sizinle paylamaktan ayrıca gurur duyuyorum :) Şaka bir yana annem çok güzel yapar bu mantıyı... Yaparken biz kızlarını da etrafına toplar, hem bizim elimizin de tadı olsun hem de mutfak işlerine ufak ufak alışalım diye doldurma işini hepimizin üstlenmesini isterdi...  Ben de oğlumu çağırdım doldurmada yardımcı olsun diye ama oralı olmadı hiç. Olmadığı gibi kimsenin bu yemeği ona yediremeyceğini de ilave etti sözlerine.

Kolay gibi görünse de doldurmak -eğer ki yalnızsanız- zaman alıyor... Dana kıyma,ince rendelenmiş bir soğan,karabiber, yine ince kıyılmış maydanoz ve tuz yeterlidir.Bunları güzelce karıştırıp mantı makarnalarını doldurdum. Kaynayan suya mantıları ilave ettim. Biraz da tuz tabi. Onlar kaynayadursun yoğurduma  sarımsakları rendeledim,bir güzel karıştırdım. Mantı pişmeye yakınken salçalı sosumu da hazırlayıp, nane kavanozumu da yanıma koydum. Ben makarnayı biraz küçüğünden almışım. Siz tercihinize göre  alırken buna dikkat edin. Deliği küçük olanları ayırdım. İçsiz olarak makarna şeklinde oğluma ayrıyeten pişirdim.

Yeni yıl benim mutfağıma da girdi tabi... Ben kendimi bildim bileli yılbaşı bizde mütevazi bir havayla ama keyifle kutlanırdı... Menü belliydi.. Tavuk,pilav,arnavut ciğeri, kola,çerez,muz ve finalde yaşpasta tabi :D
Ankara,İstanbul... Çocukluğumun diğer adıdır bu şehirler... Ve yeni yıl o şehirlerde yani çocukluğumda başka kutlandı... TRT eşliğinde...   "Hadi kızım yeni yıla uyuyarak girme,yoksa tüm yıl uyursun, eline bir kitap al!" sözleri hala kulağımda :D

Mutfak panomuzu donattık biz şimdiden...


Ve tabletimde mutfağımda yemek yaparken, Christmas şarkılarıya...


Aaaa mantım da olmuş bu arada... Yooo bu yılbaşı yemeği değil... Hamur açma konusunda pek de iyi olmayan Feride'nin pratik mantı yorumu... Ama annecimin verdiği tadı verebildim mi bilemiyorum.... Buradan da biriciğime sevgilerin en büyüğü... Sizi çok seviyorum annem ve tüm ailem... Yeni yılda görüşmek üzere ;)


20 Kasım 2011 Pazar

ISPANAKLAR BEHÇESiNDEN, GÖZLEMELER ELiNDEN. CANIM ANNEM...

Canım annem hafta sonu için yanımdaydı. Kasımpatıları ve ıspanaklarıyla beraber. Ispanaklar hiçbir şekilde suni gübreyle tanışmamış, ne yakından ne uzaktan. Okşaya seve yıkadık... Annem nasıl emekler vererek yetiştiriyor onları. Şimdi yolda bakla,bezelye ve taze soğanları var...
(Yine biberler ve maydanozlar da anneciğimin bahçesinde.)


 Bugün kahvaltıda annemin güzel gözlemeleri vardı. İçinde ıspanak,kuru peynir ve pırasayla. İçine özellikle zeytin yağı istedim. Ayçiçek yağı çok da tercihim değil.


22 Ekim 2011 Cumartesi

GÜVEçTE ETLi TAZE FASULYE VE çiKOLATALı KURABiYE







Etli taze fasulyemi annemin verdiği emektar güveç tenceresinde yaptım. Her şeyi çiğden koyuyorum. İçine hiç su koymadan yaptığım güvecin en önemli özelliği çok uzun süre kısık ateste pişmesi. Çok lezzetli oluyor.



Bu da oğlum için yaptığım çikolatalı kurabiyem. Kurabiyeyi yerken aldığım iltifatlarsa övünmeye değerdi :) Sen dünyanın en güzel annesisin, sen bu kurabiyenin içine ne koydun..... :)) iŞTE İÇİNE KOYDUKLARIM... VE TABİİİİİİ BOL MİKTARDA SEVGİYİ DE HAMURA EKLEMEYİ UNUTMAYIN :)

Malzeme ve ölçüler:
Yarım paket yumuşak margarin
Yarım su bardağı sıvı yağ
Bir su bardağı pudra şekeri( kendim yaptığım)
1 tane yumurta
Un,kabartma tozu ve damla çikolata
(HEPSİNİ KARIŞTIRIN VE DİLEDİĞİNİZ GİBİ ŞEKİL VERİN)